2026 Gökyüzü Rehberi- Bölüm 1: Hangimiz Adil?




2026 geldi kapımıza dayandı. Peki 2026 yılı için gökyüzü bize ne ipuçları veriyor. 2026 için öngörü yazılarım birkaç bölüm olacak. Bu ilk yazıda yıla genel bir göz atacağız. 

Bu yılın ana temaları: Sorumluluklar, sözleşmeler (hem maddi hem de manevi sözleşmeler), ilişkilerde verilen sözler, adil olmak ya da olmamak. 

İşte bu noktada 2026'nin merkezine oturan o soru ortaya çıkıyor: “Kime, ne için, ne kadar hizmet ediyorum ve bunun karşılığı adil mi?”

Kolektifte ise bu yılın ana temaları: Yasal düzenlemeler, çalışma koşulları, uluslararası ilişkiler ve sözleşmeler (verilen ama tutulmayan sözler uluslararası arenada), adalet yılın teması olması sebebiyle merkeze oturan hak-hukuk tartışmaları. 

Adalet hem kişisel hayatlarımızda, hem de kolektifte yılın en önemli teması olacak. Ancak adalet kavramını romantize ettiğimiz bir yıl değil 2026. Daha çok bir şeylerin faturasının kesildiği bir yıl olacak. O yüzden bu yıl ne kadar sorumluluk alındığı, ne kadar taşın altına elin konulduğu çok önemli olacak. Özetle ne verirsek, onu alacağımız bir yıl olacak. Bu nedenle, bu yıl bir söz verirken çok dikkatli olmalıyız. Olur da o söz tutulmazsa, sistem söke söke alacak bizden o sözü. İşte tam bu nokta aslında bu yılı sağlam temeller ve istikrarlı olmak konusunda çok önemli hale getirecek. Bu yıl; uzun ömürlü işler, gerçek ortaklıklar, artık hayatımızla ne yapacağımız konusunda kesin kararlar söz konusu olacak. 

Bu yıl güç-emek dengesini bozan her yapı, her düzen, her sistem yıl sonuna kadar çökmeye mahkum. Sömüren tüm sistemlerin çatırdayıp, ortadan ikiye ayrıldığı bir yıl olacak. Sorumluluk almayan herkes, her yapı bir bir sarsılacak 2026 yılında. 

Bu yıl; emeksiz kazancı, karşılıksız fedakarlığı, "beni idare edin" bilincini hiç sevmeyecek. Yine bu yıl; sosyal haklar, çalışma koşulları, emeklilik, sağlık, sigorta sistemleri, göçmen- yerleşik dengesi, devlet-vatandaş arasındaki sözleşmeler ile ilgili sert ama kaçınılmaz düzenlemeler olası görünüyor. 

Kolektifin göbeğinde olan sorulacak sorular olacak yeni yılda:  Bu sistem çalışıyor mu, bu kurum gerçekten faydalı mı, bu insan gerçekten çalışıyor mu? O yüzden de, gürültü yapan, çalışmadan çok çalışıyor gibi görünenler bir bir sistemden elenecek. Ne kadar satış pazarlama yapan değil, gerçekten çalışan ve emeğinin hakkını veren gözde olacak. Özetle 2026'da popüler olan değil, emek veren kazanacak. Sistemin ve insanların olgunlaştığı bir yıl bekliyor bizi. 

Tüm bu olgunlaşma beraberinde uzun vadeli düzenli kurulmasını da getirecek. Aynı zamanda kalıcı yapılar inşa edecek. Sahte olan ne varsa ayıklanacak. O yüzden 2026 sonunda kolektifte daha sade ve daha dürüst bir kolektif zemin kalacak. 

Tüm bunların bir de gölge yanı olacak elbette. Yılın getireceği disiplin baskıya dönüşebilir. Düzen adı altında insanları ezme girişimi olabilir. Otorite etik maskesi takabilir. Bu gölge yanların çalışma ihtimali sebebiyle bu yıl; hukuk, insan hakları, çalışma etiği alanlarında toplumsal vicdan belirleyici olacak. 

Sessiz kalınan her şeyin çığ gibi büyüyüp üzerimize yıkılacağı bir yıl olacak 2026. O yüzden bu yıl haksızlıklara karşı ne kadar ses çıkarılacağı, adaletin ne kadar yanında olunacağı çok çok önemli olacak. Çünkü 2026 yeni bir sözleşme yenileme yılı olacak ve bu sözleşme adalet üzerine kurulur dilerim. Bu yıl niyetlere değil icraatlere bakılacak bir yıl olacağı için de adalet konusu çok daha önemli olacak. 

Sahte vaatlerle birimiz hepimiz diyen herkesin maskesinin düştüğü bir yıl bizi bekliyor. Bu yıl aynı zamanda imza yılı olacak. Yeni yasalar, yeni toplumsal sözleşmeler olacak. Ancak bunlar olurken, eksik olan ve kolektife hizmet etmeyen her madde geri dönecek. 



Yorum Gönder

0 Yorumlar